Powered By Blogger

2 Kasım 2015 Pazartesi

Mantı











Bu mantı tek başıma ikinci denemem. Artık ikna oldum. Daha iyisini keşfedene kadar gayet ideal bir tarif:) Tek önerim, yanınızda size yardımcı olacak birileri varken hazırlamanız, özellikle bükme kısmında :) Yoksa, hele de benim gibi acemisiyseniz, biraz uzun sürüyor :) Tarif 4 kişiliktir :)

Malzemeler :
Hamuru için;
☆ 2 yumurta
☆ 1 su bardağı süt + su
☆ 4 su bardağı un
☆ 1 tatlı kaşığı tuz
İç harcı için;
☆ 200 gr kıyma
☆ 1 orta boy kuru soğan
☆ 1 tatlı kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karabiber
Üzeri için;
☆ 1 kase yoğurt
☆ 2 diş sarımsak
☆ 2 yemek kaşığı tereyağ
☆ 1 yemek kaşığı kuru nane
☆ 1 tatlı kaşığı kırmızı pulbiber

Yapılışı :
♤ Hamur malzemeleri karıştırılarak sert bir hamur oluncaya dek yoğurulur. (Resim 2) En az yarım saat nemli bir bezle kapatılarak dinlendirilir.
♤ İç harcı için, incecik doğranan soğan, kıyma, tuz ve karabiber karıştırılıp iyice yoğurulur.
♤ Dinlenen hamur iki eşit bezeye bölünür. Her bir beze 1-2 mm inceliğinde yuvarlak açılır. Eşit küçük kareler şeklinde kesilir. (Bükme işlemini deneyerek karelerinizin küçüklüğüne karar verebilirsiniz. İlk denememde daha büyüktüler, bu sefer 1 cm uzunluğunda kareler kestim.)
♤ Karelerin ortasına iç harcından konur. Arzu edilen şekilde bükülerek mantılar hazırlanır. (Resim 3) (Klasik mantı şeklinde büktük oğlumla, daha güzel büktü benden :) Bir iki sıraya iç harç koyup kalan sıraların üzerini nemli bir bezle örtmenizi öneririm. Hamurlar çabuk kuruyor, bükerken kırılabiliyor.)
♤ Bükülen mantılar biraz un serpilmiş gazete üzerinde bekletilebilir. (Resim 4)
♤ Haşlama tenceresindeki tuzlu su (makarna suyu gibi) kaynayınca 1-2 yemek kaşığı sıvıyağ eklenir (mantıların birbirine yapışmaması için). Mantılar da eklenerek yaklaşık 15-20 dakika kadar haşlanır makarna gibi. Hamurun ve içinin piştiği kontrol edildikten sonra da süzülür. (Resim 5)
♤ Yoğurt hafif sulandırılarak ezilmiş sarımsakla karıştırılır.
♤ Tereyağ yağ tavasında eritildikten sonra nane ve pulbiber eklenerek kızdırılır.
♤ Servis tabağına alınan mantının üzerine önce sarımsaklı yoğurt dökülür, sonra nane ve pulbiberle kızdırılmış tereyağ gezdirilir. Servise hazırdır. (Resim 1)

Afiyet olsun 

1 Kasım 2015 Pazar

Balkabaklı sebze çorbası










Aslında balkabağı çorbası yapmaktı niyetim. Bu kadar taze sebzenin tam da mevsimindeyken biraz ondan biraz bundan derken bayağı sebze çorbası oldu sonunda :)

Malzemeler :
☆ 2 dilim balkabağı
☆ 1 tutam kereviz yaprağı
☆ 1 sap pırasa
☆ 1 küçük boy kuru soğan
☆ 1 diş sarımsak
☆ 1 orta boy patates
☆ 1 adet havuç
☆ 1 adet kabak
☆ 1 adet kırmızı kapya biber
☆ 2 yemek kaşığı sıvıyağ
☆ 1 lt su ( tercihen tavuk suyu )
☆ tuz, karabiber
☆ 1 küçük kutu krema ( 200 ml )
☆ 1 yemek kaşığı tereyağ + kuru nane

Yapılışı :
♤ Tencereye sıvıyağ konduktan sonra doğranmış soğan ve sarımsak eklenerek kavrulur.
♤ Yıkanıp soyulan ve küçük doğranan sebzeler sırayla eklenir, kendi suyunu salıp çekene dek kavrulur. ( Resim 4 )
♤ Tuz, karabiber ve tavuk suyu eklenip bir taşım kaynatılır. ( Resim 2 )
♤ Blenderla çekilerek pürüzsüz hale getirilir. Krema da eklendikten sonra toz nane tereyağda kızdırılarak üzerine gezdirilir. ( Resim 1)

Afiyet olsun 😊


5 Ekim 2015 Pazartesi

İncir reçeli

Hafta sonu misafirimiz vardı. Teyze kızım, kuzenim Semra abla bizimleydi. Hollanda'ya evine dönmeden önce yapmak isteyip yapamadığın bir şeyler var mı diye sordum. İncir yemeyi özledim ama fırsat olmadı bir türlü dedi. Cumartesi akşamıydı, bir koşu semt pazarına indik. Pazar toplanmaya başlanmıştı bile. Meyvecim yoktu yerinde, toplamış gitmiş. Yedek sebzecime sordum incir var mı diye, kamyonetin kasasından çıkardı verdi bir kasa. Öyle mutlu olduk ki, hemen eve döndük, öylece kasayla koyduk masanın üstüne, toplanıp yedik bıkana kadar. Kalanları da göz kararı reçele dönüştürdüm değerlendirmek için. Hep söylerim, ne geliyorsa başıma kalori ve kilo olarak, hep bu kalanları değerlendirme psikolojimden geliyor 😁😁😁 Tarif ölçüsü çok bilimsel olamadı bu sefer, adet madet umarım işinize yarar 😊

Malzemeler :
☆ 16 adet incir
☆ 1 su bardağı toz şeker  (250 gr.)
☆ 2 adet karanfil
☆ Yarım dal tarçın
☆ 1 tatlı kaşığı limon suyu

Yapılışı :
♤ İncirler yıkanır, varsa ezik ve çürük yerleri ayıklanır, kurumaya bırakılır. (Resim 2)
♤ Tencereye alınan incirlerin üzerine toz şeker dökülüp bekletilir. (Resim 3) Kendi suyuyla özleşmesi için 1 gece bekletilmesi tavsiye olunur, ancak vaktiniz yoksa çok kısık ateşte kaynatarak da yapabilirsiniz.
♤ Ocağa alınan tencere kısık ateşte kaynamaya bırakılır. Şekerler eriyince karanfil ve tarçın kabuğu da eklenir. İncirlerin dağılmasını istemiyorsanız karıştırma işlemini, tencere kulplarından tutarak yavaş yavaş sallayarak yapmalısınız. Süre ölçemedim maalesef, arada tahta kaşık yardımıyla tat ve koyuluk testi yaptım. (Resim 4)
♤ Reçel istenilen kıvama gelince, limon suyu eklenir ve 1-2 dakika kadar daha kaynatılır.
♤ Halen sıcakken, saklanacak kadarı temiz ve kuru bir kavanoza konup kapağı sıkıca kapatılarak ters çevrilir, soğuyana kadar bırakılarak konservelenir. (Resim 5)
♤ Tabi ki bir miktarı da taze tüketim için servis kabına alınır 😊 (Resim 1)

Afiyet olsun 😊


3 Ekim 2015 Cumartesi

Güveçte nohut

Havaların soğumasıyla kuru bakla özlemimiz de arttı bizim. Şöyle kemikli etli bir nohut, hele de taş fırında odun ateşiyle, bir de güveçte pişerse nefis olur. Yanına tereyağlı pirinç pilavı, salata, turşu ve yoğurtla tam bir kış menüsü 😋 Biz Karadeniz'de, evimizde çiğden hazırladığımız güveç yemeklerimizi, mahallemizdeki ekmek fırınlarımızda pişirebiliyoruz. Buradaki ekmek fırıncımız da hemşehrimiz olunca, bu keyfimizi devam ettirebiliyoruz aklımıza düştükçe. Bugün de öyle oldu. Güveçte nefis nohut yemeğiyle, soğuk havayı ısıttık sanki biraz 😀

Malzemeler :
☆ 3 su bardağı nohut
☆ 750 gr kemikli et
☆ 2 yemek kaşığı sıvıyağ
☆ 1 büyük kuru soğan
☆ 3 diş sarımsak
☆ 3-4 adet sivri biber
☆ 2 yemek kaşığı domates salçası
☆ 1 yemek kaşığı biber salçası
☆ Tuz, pul biber, karabiber, kimyon

Yapılışı :
♤ Nohutlar yıkandıktan sonra, 1 gece soğuk suda bekletilir (Resim 2). Sonra, gazının çıkması için kimyon eklenerek tencerede 10 dakika kadar kaynatılıp süzülür.
♤ Güveç kabına konan sıvıyağ ısınınca kemikli et konur, etin rengi dönüp saldığı suyu çekene dek kavrulur. (Resim 3)
♤ Yemeklik doğranmış kuru soğan, sarımsak ve yeşil sivri biberler de eklenerek kavrulur.
♤ Salçalar da eklenir, kokusunu çıkana dek kavrulur.
♤ Nohut eklenerek karıştırıldıktan sonra 1 yemek kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı pul biber, 1 çay kaşığı karabiber ve yarım çay kaşığı kimyon eklenir (Resim 4). Üzerine 2 lt kadar sıcak su eklenir. Evde tavuk suyum ve kemik suyum vardı, ben de üzerini 2 lt.ye tamamlayacak kadar sıcak su kullandım. (Resim 5)
♤ Güveç kabının kapağı kapatılarak mahalle fırınına teslim edilir :) Böyle bir şansınız yoksa, kendi fırınınızda 200°de 2-3 saat kadar pişirebilirsiniz.

Afiyet olsun 😊


21 Eylül 2015 Pazartesi

Barbun (barbunya) Balığı Tava

Balık sezonunu açtık artık çok mutluyuz. İstavrit, mezgit, barbun denedik sırayla, hepsi de güzeldi. Küçük balık sever ailem, bense büyük ama çoğunluğa uyuyorum genelde. Hal böyle olunca, tam da mevsimiyken, gönülleri de mideleri de bayram ediyor kuzucuklarımın. Karadenizliliğimden midir nedir bilmiyorum ama, hiç rahatsızlık duymuyorum evde balık kokusundan. Tabi evde balık kokusuyla büyümemin de etkisi vardır mutlaka. Babam halen tutar da oltasıyla. Temizliğini de kendim yaparım, pişirmesini de. Çok iddialıyım diyemem ama fena da olmaz yani 😉 Her balığın ritüeli farklıdır, biraz dikkat edince lezzet kaçınılmaz olur zaten. Örneğin hamsi için mutlaka soğuklar beklenmeli, yoksa tatsız tuzsuz yavan olur. Hatta kar suyu inmeli ki denize, hamsi yağlansın bir güzel, sonra her çeşit lezzet bombası olur. Tekir ve barbunun kızartma yağına tereyağ konmazsa olmaz mesela, lezzeti eksik kalır.
Gibi gibi, biraz büyüklerden duyduklarımız gördüklerimiz, biraz deneme yanılmalarımız bizi mutfağımızın şefi yapıyor zamanla. Yeter ki isteyerek, sevgiyle, zevkle yapalım ne yaparsak, sonuç mutlaka başarılı olacaktır zaten.

Malzemeler :
☆ 1 kg barbun balığı
☆ Tuz, mısır unu + buğday unu
☆ Kızartmak için sıvıyağ + tereyağ

Yapılışı :
♤ Öncelikle balıklarımızı temizliyoruz veya temizletiyoruz. Kılçığı beyaz kalana dek yıkanmalı ki, acı tat gelmesin. Pullarını da bıçağın tersiyle temizleyebilirsiniz.
♤ İyice yıkadıktan sonra suyunun süzülmesi için bekliyoruz. Sonra tuzlayıp (damak tadınıza göre 1-2 tatlı kaşığı tuzla) dinlendiriyoruz buzdolabında. (Resim 2)
♤ Kızartacağımız zaman önce unluyoruz. Unlamak hem yağ çekmesini azaltır, hem de ve esasen balığın etinin yanarak kurumasını engeller. Göz kararı 1 avuç mısır unu, 1 avuç da buğday unu kullandım ve süzgeçte unladım. Gazete kağıdında unlayabilirsiniz. (Resim 3)
♤ Kızartma tavamızı ateşe alıp yağımızı koyuyoruz. 2 yemek kaşığı ayçiçek yağı ve 1 yemek kaşığı tereyağ kullandım. (Resim 4) Yağın yeterince kızdırılması çok önemli. Kızdırılmadan soğuk kalırsa, balık tavaya yapışacak ve çok yağ çekecektir. Çok kızdırılırsa da balığı yakacak ve kurutacaktır. Balığı tavaya koyduğumuzda coz sesini duyacağımız ısıda olması yeterlidir.
♤ Ateşi kısıp unladığımız balıklarımızı tavaya istediğimiz şekilde diziyoruz. (Resim 5) Bu esnada elimizi yakmamaya dikkat edelim. Hatta çok alışık değilseniz ateşi kapatıp da dizebilirsiniz.
♤ Sonra ateşi orta hararete getirip, tavanın her yerini eşit miktarda döndürerek kızartmaya başlıyoruz balıklarımızı. Arada tavayı dikkatlice ileri geri sallayalım ki, yapışmasın tavaya. Balık kızardıkça rengi döner, takip edip yakmadan tavanın diğer bölgesini ateşe çevirmek lazım. Balığınız tazeyse, kızardıkça kuyruğu havaya kalkacaktır biraz.
♤ Bir tarafı güzelce tamamen kızardıktan sonra, ters çevirip diğer tarafını da aynı şekilde kızartmak gerekiyor. Bu kısım biraz dikkat ve deneyim istiyor. Çevirmek için ateşi kısıp, balıkların üstüne aynı büyüklükte düz bir kapak veya tabak kapatıyoruz. (Resim 6)
♤ Tavayı sapından güçlü tutarak, tercihen lavabonun üzerinde ve tercihen kuru biz bezle kapağı tutarak, ters çeviriyoruz. Bu arada tavadaki yağ da dökülecektir. Çevirme işlemini ne kadar hızlı yapabilirseniz kaybınız o kadar az olur. Kapaktaki balığı, kızarmış tarafı üste bakacak şekilde yine tavaya kaydırıyoruz dikkatlice. (Resim 7) İlk şeklini elde edemezseniz veya üst üste yığılırsa da sorun yok, spatulayla düzeltebilirsiniz sonra. Tavayı tekrar ateşe almadan önce, dışına dökülen yağları ıslak bezle mutlaka silmek gerekir. Aksi halde hem tavanız yanar, hem de koku çok daha ağır olur.
♤ Tavadaki yağ az gelirse biraz daha ekleyebilirsiniz. Diğer tarafını da aynı şekilde kızarttıktan sonra, yine kapak yardımıyla servis tabağınıza alabilirsiniz. (Resim 1)

Afiyet olsun 😊

Not : Kızartma yaparken yakın yerleri gazete ile örtebilirsiniz yağ sıcramasına karşın. Eve sinecek kokuyu hafifletmek için de, küçük bir cezvede camaşır yumuşatıcısına su ekleyerek kaynatabilirsiniz.


20 Eylül 2015 Pazar

Domates çorba

Ablam kadar güzel yapamadığım doğrudur. Onun elinin lezzeti çok başka. Bu çorbayı her yaptığımda çocuklar, teyzemizin domates çorbası daha da lezzetli oluyor diyor 😊 Ama yine de çorba çorbadır. Her mevsim her yemekte, önden çorba içmek tavsiye edilir. Domates mevsimindeyken tam da, hem kokusu hem de lezzeti sınırsız oluyor. Haftada bir yapar oldum bu yüzden son zamanlarda. Gelelim ablamın enfes tarifine.

Malzemeler :
☆ 1 yemek kaşığı sıvıyağ + 1 tatlı kaşığı tereyağ
☆ 1 adet küçük boy kuru soğan
☆ 1 diş sarımsak
☆ 3 yemek kaşığı un
☆ 1 tatlı kaşığı domates salçası + 1 çay kaşığı biber salçası
☆ 2 adet büyük boy domates
☆ 1 lt su
☆ 1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı :
♤ Tencereye sıvıyağ ve tereyağ konur, ateşe alınır. Eriyince, ince doğranmış soğan ve sarımsak eklenerek kavrulur.
♤ Un da eklenerek kokusu çıkana ve rengi dönene dek kavrulur. Salçalar da eklenerek iyice kavrulur.
♤ Rendelenmiş domatesler de eklenir, ara ara karıştırılarak kavrulmaya devam edilir.
♤ İyice kavrulunca su da eklenir, kaynamaya bırakılır. Normal su yerine varsa et suyu veya tavuk suyu kullanmanızı öneririm, daha lezzetli ve sağlıklı olur.
♤ Çorba kaynayınca blenderla pürüzsüz olana dek karıştırılır, sonra da tuzu ayarlanır. 1-2 taşım kaynatıldıktan sonra dinlenmeye bırakılır.
♤ Servis edilirken sade olabileceği gibi, tereyağında sotelenmiş bayat ekmek küpleri ve veya ince rendelenmiş kaşar peyniri de eklenebilir.

Afiyet olsun 😊


19 Eylül 2015 Cumartesi

Yumurtalı ekmek

Hafta sonu kahvaltılarına çok özenirim. Uykuya doymuş halde, hem birliktelikten hem de yediklerimizden keyif aldığımız bir seremoni gibidir benim için. Hafta içi kahvaltılarına hasret kaldığımdan mıdır bilmem. Kahvaltıda karnımdan çok gözümün doyması önemli benim için:) O yüzden evde ne varsa sofrada gözümün önünde olsun isterim. Bu sabah kahvaltı hazırlarken de bayat ekmeğim olduğunu görüp sevindim. Yaşasın yumurtalı ekmek zamanı diye. Herkesin bildiği yaptığı klasik yumurtalı ekmek. En iyi bayat ekmek değerlendirme yöntemi. Klasik harca biraz baharat biraz da peynir katınca daha da lezzetli oldu sanki. Bu sabah kahvaltı soframızda çay eşliğinde yumurtalı ekmek, yanında domates, salatalık ve zeytin doyurdu bizi. Allah herkese bereket versin, kimseyi açlıkla yoklukla sınamasın, amin.

Malzemeler :
☆ 2 adet yumurta
☆ 1 su bardağı süt
☆ 1 çay kaşığı tuz
☆ 1 çay kaşığı pulbiber
☆ 1 çay kaşığı kuru nane
☆ 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir (ince rendelenmiş)
Bayat ekmek ve kızartmak için tereyağ

Yapılışı :
♤ Yumurtalı harç malzemesi derin bir kapta iyice karıştırılır. (Resim 2)
♤ Küçük kesilen bayat ekmekler karışıma yatırılır, çevrilerek harca bulanmasi ve çekmesi sağlanır. (Resim 3)
♤ Tavada tereyağ eritildikten sonra, ekmekler konur, kısık-orta hararetli ateşte kızartılmaya bırakılır. (Resim 4)
♤ Bayat ekmekler piştikçe yumuşamaya ve güzel kokmaya başlar. Kontrollü olarak ters çevirerek arkalı önlü kızartılır. ( Resim 5)

Afiyet olsun 😊